Şubat 10, 2012, 05:51:36 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Yalancı 10.bölüm  (Okunma Sayısı 173 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
lutuf veli
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 31


« : Ocak 24, 2009, 23:19:41 ÖS »


-Nerdesin sen ,dünden beri...diye hesap soruyordu on üç yaşındaki erkeksemiş oğlum...Son zamanlarda sesinde,hareketlerinde,konuşmalarında farklılaşmalar bariz şekilde hissediliyordu...Ergenlik çağını yaşamaya başlamoştı.Bu dönemde ya çok hassas yada kırıcı ve kaba olurdu insanoğlu...En acı şekilde yaşayan biri olarak oğlumun ruh halini anlıyordum...O nedenle gayet altan alarak...
-Oğlum evdeyim şu an gelirseniz konuşuruz...dedim ve telefonu kapattım...Komşunun evi bir sokak ilerdeydi.Az sonra ben bilgisayarın başında uğraşırken,meyillere bakarken kapı açıldı ve içeri girdi hanım ve çocuklar...Kız genellikle evde huzursuzluk çıkacağını anladığında oturma odasına girmez direk odasına geçerdi.Bu da benim için kötü sinyaldi...Yine öyle oldu.Hanım girdi önce içeri...Suratına baktım bayağı bir ekşimişti.Evliliğimizin ilk yıllarındaki bir takım saçma sapan kavgalarımızda olduğu gibi...Bir kaç kez ayrılma noktasına gelmiştik de hep çocukları düşündüğüm ve düşündüğümüz için vaz geçmiştik...Şimdi de bu sessizlik biraz sonra kopacak fırtınanın habercisi gibiydi...Gerek suratı,gerek oğlumun konuşması ve tavrı,adeta kopacak fırtınanın ilk soğukluğu gibiydi...
-Nihayet bir evin olduğunu hatırladın beyefendi...diyerek konuşmaya başladı hanım...Yirmi yıldır kavgalarımızda bile bu sözcüğü kullanmamıştı...En çok kavgalarımızda bir süre ismimle hitap eder adeta aşkım sözcüğünü kullanmayarak kendince cezalandırırdı birkaç gün...Ama şimdi farklıydı,kızgındı belki de haklıydı...Habersiz nerdeyse iki gün kayıp oluyorum ve verecek cevabımda yok aslına bakarsan...Oğlum da surat yapıyordu...
-Hatun ,yorgunum istersen akşam konuşalım bu meseleyi... demiş ve kapatmaya belki de bulacağım yalan için zaman kazanmaya çalışıyordum...Her iki halde içime sinmiyordu ama,yapacak da başka bir şey yoktu...Hanım mutfağa gitmiş bense yazmaktata olduğum hikayeye bu gün yaşadıklarımı eklemek için bilgisayarıma ,geçmişe göre bayağı hızlandığım daktilomla selam verdim de,aklım fikrim akşam olacaklarda olduğu için yazamadım hiç bir şey biraz gezeledim dostlar arasında ;hikayeler nette ve forumda...Bir iki atışma dörtlüğü yazdım çıktım...İçimde bir sıkıntı,tarifsiz... Sonra birden bu yaşadıklarımı neden bir hikaye olarak yazmıyorum ki dedim kendime...belki de roman...Öyle ya yaklaşık otuz yılın yaşanmışlığı ve halihazırın yaşananları birkaç hikayeyi barındırıyordu içinde...Ama nerden,nasıl başlamalıydım ki...daha önceki hikayelerimde kısa parağraflar ve kesitler sunmuştum zaman zaman...Acaba onları mı birleştirmeli miydim ya da yeniden mi yazmalıydım...bir süre kararsızlık yaşadım...Gezinirken sitede bir hikayem gözüme çarptı...çoktandır arşive attığım ve yaşadıklarımın bit kesiti olan(YALANCI)isimli hikayemi devam ettirmeye karar verdim...Dalmıştım yazmaya ki mutfaktan anormal bir gürültü geldi.Bilgisayarın başından fırladım koştum,diğer yandan kızım ve oğlum...Hanım sinirlenmiş eline ne geçirirse yere çarpıyor...Beni görünce bir kaçıda benden tarafa ...Kızmıştı,kızgındı...Haklıydı belki de...Çocuklara odalarına gitmelerini söyledim.Ben de hanımın elinden tutup oturttum sandalyeye ve;
-Kızacaksan bana kız,hakaret et,küfret ama kendine ve eşyalara zarar verme....Sustum,sustu...Gözlerinde pul pul yaşlar ve çaresizliğin verdiği hüzün vardı...Sonra kalktı bir sigara yaktı,derin derin içine çekti de,yutkundu o vefakar insan...Yine de bir şey söylemedi ,sormadı...Ben vicdan azabı çekiyordum oysa,onun susması benim kederim olmuştu...Çağırsa, bağırsa,küfretse belki de ben rahatlayacaktım...Anlatmak istiyordum,içinde bulunduğum durumu ve çıkmazı da anlatırsam daha beter olacakmış gibi geliyor,yutkunuyordum...Ancak;
- Şu kadarını bil ki, yaşadıklarım ve yaşayacaklarım sana ve aileme zarar vermeye başlarsa ve veriyorsa,keser atarım o urlaşmıştır benim için...sakın merak etmeyesin...
Oda birşeyler söylemek istedi de söyleyemedi,sadece uzun uzun gözlerime baktı doğru söyleyip söylemediğimi anlamak istercesine...
-Seninle bu yuvayı kurarken yapmış olduğumuz konuşmaya hala sadığım,her ne şart altında ve her ne olursa olsun önce sen ve siz...bunu unutmayasın.dedim ve başını göğsüme yasladım bir çocuğu severcesine okşadım saçlarını,kokladım ,öptüm de ancak samimiyetime inandırabildim...Sahi inandırabilmiş miydim gerçekten...Bunu zaman gösterecek gerçi...Bu badireyi de ufak tefek hasarla atlatmıştım ya sonrası bu yalan hikayesi nereye kadar devam edecekti...Bir yanda Ceylan ve haklı tepkisi,sitemi...Bir yanda çatırdayan yuvam evliliğim ve eşim,çocuklarım...Diğer yanda Hülyanın hissettiren fırtınası...Saç ayağının üçüncüsüde çıkmıştı ortaya...ergeç onunlada yaşamam muhtemeldi bu olayları ya da benzerlerini...Ciddi ciddi bir kaçış ancak kurtarabilirdi beni bu kaostan...Nerden gelmiştim,niçin gelmiştim memlekete ...Nelerle karşılaştım,karşılaşıyorum,yaşıyorum...Birkaç kez hanıma tayin isteyip uzaklara gitmekten bahsetmiştim de olumlu tepki alamamıştım...Oysa belki de kendinin de benim de kurtuluşum bu kaçıştaydı...Sabah olmuştu yine fırtınalı gecenin ardından...
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!