lutuf veli
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 31
|
 |
« : Ocak 24, 2009, 23:22:04 ÖS » |
|
Sabah olmuştu yine fırtınalı gecenin ardından... Okula vardığımda yine dalgındım.YanımdaN geçen insanları duyuyordum ama görmüyordum.Öyle bir ruh hali ki,karmakarışık...Son zamanlarda hasıl olmuştu bu hal bende...Dikkat çekmeye de başlamıştı...Gerek doğu hocam gerekse diğer müdür yardımcımız ,Şennur bu halimi bir kaç kez sorgulamıştı...Öğretmenler odası kalabalıktı,bense yalnız bir köşeye çekilmiş ders zilinin çalmasını bekliyordum.İçeri giren müdür yardımcısı Şennur hanım yanıma geldi ve; -Hocam,zamanınız varsa odama kadar gelebilir misiniz... -Hayırdır hoca hanım,bir problem mi var... -Yok canım,sana bir şey danışmak istiyordum...Hoca hanım idareci olduğu günden beri müdürle problem yaşıyordu...Zaman zaman odasında oturur,sohbet eder dertleşirdik...Yaşı hayli geçmiş olmasına rağmen evlenmemişti...Bir kaç kez sorduğum halde nedenini de ,her defasında gözleri dolmuş,yutkunmuş açmamıştı konuyu...Bir yarası vardı geçmişte kalan,içinde küllenen...En iyide beni o anlıyordu...Yaşadıklarımın en canlı tanığı ve belkide hak vereni oydu...Ama bu gün onu dinleyecek halde de değildim...Biraz oyalandım oturduğum yerde,gitmekte istemiyordum,sebebsiz...Ruh halimin azizliği olsa gerek.Zil çalmasına da on dakika vardı...Odasına vardığımda samimi ve sıcak bir şekilde karşıladı,yanaklarımdan öperek...Takıldım. -Hayırdır Şennur,düğün değil bayram değil...Güldü.Sonra. -Bir dostumu öpmem suç mu...Biraz da sitemliydi sesi. -Yoo,niye suç olsun,mutlu etti beni de... sustum,ta ki o konuyu açıncaya kadar,önce konuya girmek için zorlandı.Tipik memur davranışları;sümeneyi düzenledi sağındaki solundaki kağıtları sümene altına koydu söyleyeceklerini düşünürken -Eeee,nasıl gidiyor dostumun gönül işleri....Ne zaman gelecek bu soru diye bekliyordum zaten...Acı bir tebessümden sonra; -Ne sen sor,ne ben söyleyim Şennur...Arap saçı...Bir kaos,bir çıkmaz içindeyim ki...kafayı yiyeceğim valla...Ben gibi bir deli var mıdır ki,her şeyi eline yüzüne bulaştırsın...Çırpındıkça batıyorum... -Ceylan mı,mesele... -Sadece Ceylan olsa...ailem,çocuklar, çevre ,insanlar...dahası da var hemi... -Dahası mı,o da ne ola ki... -Zil çaldı ,hem bunlar bir saate,bir kaç saate sığmaz ki...başka zaman konuşuruz,Şennurcuğum...demiş ve proğrama bakmıştım...Lise ikinci sınıflara edebiyat dersim vardı..Konumuz da Fûzûlî ve Su kasidesi;ne güzel zevkli bir konuydu...Peygambere kavuşma arzusunu işleyen bu eser Divan şiirinin şahesrleri arsındaydı...Üniversitede Eski Türk Edebiyatına giren bir hocamız vardı yaşıyorsa Allah uzun ömür versin Ahmet Kırkkılıç,bu şiiri aylarca incelemiş ve inceletmişti bize...Adeta her dizesini yaşamıştık...En beğendiğim ve otuz yıl sonra bile hatırımda kalan bir dizesi vardı ki...İnsanı alıp götürüyor ötelere...``Dest busi arzusuyla ölürsem ger dostlar/Kuze eylen sunun anınla yare su...```Bu dizede şöyle söylüyor o büyük şair;Sevgiliye ulaşmak arzusuyla bir gün ölürsem mezar toprağımdan kuze(desti )yapın onunla yare sunun ki ona kavuşayım...Bu beyit beni her zaman etkilemiştir...Konu dini de olsa...Sınıfa tek tek beyitleri ödevlendirmiştim...Hem beyitlerdeki imgeleri ve sanatları bulacaklar,duyguları açıklayacaklardı...Tabi yapabilirlerse...Malum dili devrine göre sadede olsa onlara ,öğrencilere göre hayli yabancı ve ağırdı...Sınıf iyi hazırlık yapmış,zevkli işledik şiiri ...Sıkıntılarım dertlerim bitmişti sanki.Derse adepte olunca dünya yansa umrumda olmazdı.Nihayet bu derste de öyle olmuştu.Dersten çıkarken hala öğrencilerim o dizeyi fısıldıyordu birbirine... Ders bitmiş öğretmenler odasına giderken arkamdan birinin seslendiğini duydum,geri dönüp baktığımda Ceylanımdı seslenen. -Hayırdır,ne dalgınlık yanımdan geçiyorsun ,görmüyorsun. -Görmemek ne kelime...bu güzelliği görmeyecek biri var mı...Gülmüştü bu sözlerime mutlu olmuşta...Kendimi tanıyamıyordum özellikle böyle durumlarda...Ona karşı zaafımdan olsa gerek...Hem kurtulmak istiyorum,hem de ümit verici laflar... -Akşam boş musun,dışarı çıkabilir misin...Yine damardan girmişti.Gel demenin ,geleceksin demenin farklı yöntemini kullanır olmuştu son zamanlarda... -Hayırdır,önemli bir durum mu var... -Yoo ,özledim seni. -Ama benim evde problem çıkmaya başladı...Hanımla papaz olacağız bu gidişle.Gelsem bile uzun kalamam... -Sen de kısa kalırsın,bir saat de olsa seni görmek ,konuşmak istiyorum...hakkım değil mi bunca ayrılıktan sonra... -Tamam saat sekiz gibi uğrarım...Ayrılmıştık bu konuşmalardan sonra...dikkat de çekmek istemiyorduk...yerin kulağı vardı...Akşam ders bitiminde eve varmış evin havasının düne nispetle daha ılıman olduğunu sezinlemiştim...Dünkü fırtınanın yerini meltem esintisi kaplamıştı,mis gibi tarhana çorbası karşıladı daha merdivende beni...Yemeğimizi yiyip çorbamızı içtikten sonra birer sigara yakmıştık karşılıklı hanımla...Çocuklar odalarına gittikten sonra...Biraz konuştuk öylesine şundan bundan. -Akşam bir yerlere gidelim ...Sıkıldım kaç gündür...dedi hanım.sanki akşam randevumu biliyormuşta engel olmak istermiş gibi...Olmaz desem yine bir olay çıkabilir diye, -Tamam gidelim de nereye ,kime... -Ceyhun beygile gidelim,çoktandır Çelen hanımı görmüyorum özledim de hem...Ceyhun hazırldığımız belgeslin yapımcısı arkadaşımızdı...eşi Çelen hanımla da hanımın kafası sarmış iyi dost olmuşlardı iki yıldır...Onun kafası bozulursa bize...bunun kafası bozulursa Çelengile gider dertleşirlerdi... -Olur,dedim.Çünkü Ceyhunu kafalayıp dışarı çıkma bahanesiyle birlikte çıkar aşk oyununun diğer ucunuda kontrol altında tutabilirdim.
|