Fehmi
TÜRKÇESİ.NET
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 8
|
 |
« : Mart 24, 2009, 17:53:57 ÖS » |
|
BÜYÜK İKRAMİYE ümit Fehmi SORGUNLU Deniz tarafından esen sert bir rüzgar Beykoz sırtlarında insanların yüzünde bir kamçı gibi şaklıyor adeta evlerine girmeleri için zorluyordu. Boğaza yakın lüks bir restorandın hemen hemen tamamı Beyzade holding tarafından kapatılmıştı. Personeline yılbaşı yemeği verip hoşça vakit geçirmelerini sağlamak amacıyla üç gün önceden yer ayırtmışlardı. Davetlilerin bir çoğu masada yerlerini almış, kendi aralarında konuşuyorlardı. Holdingin Genel Müdürü Macit bey sekreteriyle bir şeyler konuşuyordu. Hemen yanı başındaki Genel Müdür yardımcısı Mükremin bey de ne konuştuklarını anlayabilmek amacıyla onlara daha çok yaklaşmaya çalışıyordu. Macit beyin karısı Süslü Pembe Müdür eşleriyle birlikte yan tarafta otururken, yan gözle de kocasını izliyordu. Herkes yemeğe başlamak için sabırsızlanıyordu. Ama Genel Müdür “büyük patron gelmeden yemeğe başlanmayacak demişti” Onun için garsonlar servise bile başlamamışlardı. Bir ara Macit bey tuvalete gitmek için ayağa kalktı. Rahat hareket edebilmek içinde ceketini çıkarıp oturduğu sandalyenin arkasına asmak istedi fakat küçük bir aksilikle ceket elinden kayıverdi. Mahcubiyetini gizlemek için kimseye fark ettirmeden aceleyle yere düşen ceketini alıp tekrar sandalyenin arkasına asıverdi. Ancak bu esnada ceketin cebinden kayan cüzdanını fark etmemişti bile. Macit beyin her hareketini takip eden Mükremin bey yerdeki cüzdanı hemen gördü. Eğilip sessizce yerden aldı. Tekrar ceketin cebine koyacakken, cüzdanın arasındaki piyango biletini gördü. Kimseye fark ettirmeden bileti çekip aldı. Tam biletti. “Demek Macit bey milli piyango ile de ilgileniyor” diye söylendi içinden. Yan gözle sekretere baktı, hiç bir şeyin farkında değildi. Kalemini çıkarıp kendi kendine gülümseyerek numarayı bir kenara kaydetti. Sonra bileti cüzdana koyup Macit beyin cebine yerleştirdi. Az sonra Macit Bey gelip yerine oturdu. Saatine baktı. Büyük patron Haşim Beyzade şimdiye gelmiş olmalıydı. Acıkan personel garnitür ve salatalardan atıştırmak zorunda kalıyordu. Hep böyle yapardı Haşim bey. Hiçbir randevusuna zamanında gelmez, sürekli kendisini zor durumda bırakırdı. Gözü restorandın kapısında takılı bekliyordu ki, Haşim bey hanımıyla birlikte içeri girdi. Paltosunu vestiyere bıraktıktan sonra gülümseyerek masaya doğru yürüdü. Müdürlerle el sıkışıp Macit beyin yanına oturdu. Bir iki fısıltılı konuşmadan sonra Macit Bey şef garsona servisin başlaması için işaret verdi. Bu arada Genel Müdür Yardımcısı Mükremin Bey lavaboya gitmek için izin istedi. Lavaboya geçerken de kimseye görünmeden şef garsonu buldu. Aralarında bir şeyler konuşup gülüştüler. Masaya geldiğinde çorbalar dağıtılıyordu. Gülümseyerek yerine oturdu. Hoparlörlerden hafif bir müzik sesi geliyordu. Hanımlarla birlikte gülüşerek eğlenen karısının kendisiyle pek ilgilenmediğini görünce Muhasebe bölümüne yeni giren genç kızı aradı gözleriyle. O genç, güzel ve cilveli kızı kendisine sekreter olarak almayı düşünüyordu. Kumral saçları ela gözleriyle aklından hiç çıkmıyordu. Olur olmaz şeyler bahane edip sürekli muhasebe bölümüne geçer olmuştu. Her gidişinde de kendisine gülümseyip cilve yapan bu kız, istediği türden sekreterlik yapabilirdi ona. Karşı masada kendisine bakarken gördü onu. Göz göze geldiler. Kız her zamanki gibi cilveli bakışlarıyla gülümsedi. Ela gözleri yüreğine sımsıcak duygular saldı. Mükremin Beyin içinde bir şeyler kımıldamaya başladı. Gecenin ilerleyen saatlerinde herkesin karnı doymuş, sigaralar yakılmış, gelen çay ve kahveler yudumlanıyordu. Garson kızlardan biri elinde bir kağıt ve mikrofonla birlikte salona seslendi. - Diğerli müşterilerimiz biraz önce Milli Piyango çekilişleri tamamlandı. Buna göre en büyük ikramiye tam bilete isabet etmiştir. Müsaade ederseniz sizlere Büyük ikramiye çıkan ve sahibini yeni yılın büyük zengini yapacak olan numarayı okumak istiyorum. Bütün gözler bir anda garson kıza çevrilmişti. Genç kız bunun farkındaydı. Sesini biraz daha yükselterek tane tane numarayı okumaya başladı. Müşterilerin kimisi elinde biletle numarayı takip ediyor, kimisi de sadece dinliyordu. Mükremin beyse pür dikkat Macit Beyin hareketlerini takip ediyordu. Macit bey önce durgunlaştı. Sonra sarardı, kızardı ve sekreterine baktı uzun uzun. Sekreteri Meral de ondan farklı değildi. Yüzü bir tuhaf olmuş, ağlamakla gülmek arası bir hâl almıştı. Mükremin Beyse onların halini gördükçe kıs kıs gülüyordu. İçinden de “inşallah bu şakama fazla kızmaz” diye geçiriyordu. Numarayı dinleyen Süslü Pembe bir anda kahkaha atarak sessizliği bozdu. - Aaa! Ayol bu bizim biletin numarası, öyle değil mi Macit? Büyük patron Haşim Bey şaşkınlığını gizlemeden Macit Beye baktı. - Doğru mu bu Macit? Eğer öyleyse bir gecede benim seviyeme geldin demektir. Macit Bey sağına soluna baktı, sonrada sekreteriyle göz göze geldi. Hafifce gülümsedi. Sağ elini sekreterine uzattı, birlikte el ele ayağa kalktılar. Sesinde yılların özlemini saklayan ve bunu açıklamanın verdiği heyecan vardı. - Evet dedi. İşittikleriniz doğru. Bilet bana ait ve bu geceden itibaren müthiş zenginim. Çok yakında da sekreterim Meral’le birlikte Avrupa’ya uçuyoruz. Bu hiçbir işten anlamayan, sonradan görme patrondan da, sürekli beni takip edip açığımı bulmaya çalışan şehvet budalası yardımcımdan da ve en önemlisi her gün dırdırlarıyla kafamı şişiren geveze karımdan da kur-tu-lu-yorum.
|