TERKEDİLMİŞLİĞİM/Özlem ULUSOY
Boşluktayım…Ellerimi sağa sola savuruyorum ancak,kimseye çarpıpta özür dileyemiyorum.
‘Kutu kutu pense’ oynayacağım ama oyun arkadaşlarımı anneleri çağırmış ya da
attıkları top huysuz bir komşunun camını kırmış ve babaları kulaklarından sürükleyerek
eve götürmüş.Belki de başka bir çocuk sapanla taş atmış yüreğime ve paramparça olmuşum.
Zıp zıpım alınmış ve misketlerim saçılmış … ‘Sonra alırız’ denip söz verilmiş ama alınma-
mıştır çilekli dondurmam. Düşmeye alıştığımı düşündüğüm ama hala canımın yandığını hissettiğimden ağlıyorum belki
Ya da hep yanında olacağını bildiğim,narin zayıf parmaklı elleriyle gözyaşlarımı yakalayacağını, caddeden karşıya geçerken ellerimi bırakmayacağını düşündüğüm ve
içimde bir yerlerde acısını unutmayacağım biri bırakıp gitmiş olmalı…Artık sokaktan gelip
kirli yüzümü sandıktan yeni çıkardığı havluya sildiğimde kovalayacak, yumurtayı nasıl istediğimi soracak, saçlarımdaki kumların mavi fayansları yalayıp banyo deliğine doğru
gidişini hayretle seyredecek, sokakta oynarken perdenin arasından bakan o güzel gözlü kadın
yoktur belki de…
Ve belki sadece, tırnaklarımın arasına yerleşmiş olan çamur, ağzıma alamadığım
iki heceden ibaret olan fakat benim için bir çok anlam taşıyan bir kelime, umutsuzluklar içinde beni bekleyen yarınlarım,hayat tarafından bozuk para kutusuna atılmış ve harcanmayı
bekleyen, savaşmak zorunda olan ben varım…Yalnız ben…
Ve belki nişan yüzüklerimizi ellerime tutuşturup,önceden hazırlanmış bir konuşma
ile arkasını dönüp gitmiş genç bir kız…
Hatta kulağındaki o çok sevdiğin şarkı, kitabın arasına yerleştirilmiş notlar, sıkça
tekrar ettiğin ve söylemekten hoşlandığın bazı cümleler, ara sırada olsa hatırladığın anılar,
duvar boş kamasın diye konulmuş tozlu çerçeveler, aynaya baktığında zorakide olsa gülümseyişin bile terk etmiştir seni…
O an sadece sen ve yalnızlık kalıvermiştir, soğuk mat duvarlar arasında…
O zaman işte o zaman çaresiz tutunursun, bırakı verirsin kendini yalnızlığın avuçlarına…
Sonra anlarsın ve dönersin terk edip gittiğin yalnızlığa…
Ve yalnızlık sana tanıdık bir ses tonuyla şöyle der:
-Affedildin…