Şubat 08, 2012, 00:03:02 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Fırçala Dişlerini Şükrü  (Okunma Sayısı 195 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dagli16
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 19



« : Kasım 09, 2009, 21:54:42 ÖS »


               

“ Yaşasın!  Şükrü yine çikolata yemeye başladı. Biz sevinmeyelim de kimler sevinsin. Aramıza yeni arkadaşlar katılacak. Çalışmalarımız daha bir hızlanacak. İyi ki Şükrü  ağız sağlığının, dişleri korumanın, diş fırçalamanın önemini bilmiyor. Bilseydi biz burada  Şükrü’nün  dişlerine elimizden geldiğince zarar verebilir miydik? Şükrü’nün dişlerini kemirebilir, bir daha asla eski durumuna getirilemeyecek şekilde tahrip edebilir miydik? “

“ Haklısın mikrop kardeş. Şükrü her yemekten sonra, bırak her yemeği her akşam yatmadan önce dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini bilseydi, sen o soruları bana soramayacak ve biz şimdi burada olmayacaktık. “

“ Ne o? Neden birden durgunlaştın? Sanki Şükrü’nün bilgisizliğine üzülüyormuş gibi bir halin var. Şükrü dişlerini fırçalamıyorsa suç bizim mi yani? Fırçalamasa daha iyi değil mi? Baksana güzel güzel Şükrü’nün  dişlerini kemirip duruyoruz. Hem sen elini biraz çabuk tut da Şükrü’nün  azı dişinde açmaya çalıştığın o kanalı biraz genişletip içine yuvanı kur. Yeni gelenlerle sayımızın artacağının farkındasın sanırım. Sonra işsiz kalırsın bilmiş ol. “

“ Kim işini kaybedecekmiş? Yok, daha neler. Bu azı dişi ötekilerden daha büyük ve geniş olduğu için  ben size göre daha ağır çalışıyormuş gibi görünüyorum. Oysa her şey apaçık ortada. En hızlı çalışan benim ve en geniş yuva benim yuvam. “

“ Hah hah ha…Güleyim bari. En geniş yuva senin yuvan demek ki? Peki, kabul. Teori olarak gayet güzel. Bu teoriyi bana nasıl ispat edeceksin bakalım. İşte ben kendi yuvama rahatlıkla sığışıyorum. Sen bırak sığışmayı o minnacık yere kafan girmez, kafan. “

İki mikrop arkadaş bu şekilde konuşmalarını sürdürürken arkalarında durmakta olan baş mikrobun farkında değillerdi. Baş mikrop: “ Hey, siz ikiniz!  Kesin konuşmayı. Kendinizi nerede sanıyorsunuz? Canımı sıktınız benim. İkinizden biri fazla burada. En hızlı çalışanınız burada kalır, öteki gider. Açılın bakalım şöyle, yaptığınız işi görelim. “  Baş mikrop gerekli kontrolü yaptıktan sonra ikinci mikrobun işine son verdi. Yerine gelen mikropların en irisini, en güçlüsünü getirdi. Baş mikrop ikinci mikrobu götürdükten sonra  yeni gelen çalışma arkadaşının hırsla işe giriştiğini, Şükrü’nün azı dişini hızla oymaya başladığını gören birinci mikrop heyecanlı bir şekilde bağırdı:

“ Yaşşa kocaman!  Parçala Şükrü’nün  dişlerini. Hiç acıma Şükrü’ye.  Hepimiz elele verelim, tüm gücümüzle çalışalım da en kısa zamanda dişlerden bir tanesini bile sağlam bırakmayalım. Şükrü’nün  dişlerinin hepsi çürüyüp gidecekse kabahat kimin? Fırçalasaydı efendim Şükrü dişlerini, bizleri dişleri arasında barındırmasaydı. Yaptığımızdan dolayı kimsenin bize kızmaya hakkı yok. Biz mikrobuz, işimiz bu.”

Yeni gelen mikrop birkaç ay içinde üzerinde çalıştığı azı dişinin iç kısımlarına ulaştı. Burası dişin sinir uçlarının bulunduğu bölümdü. Ne yazık ki, o diş ağrımaya başladı. Bu ağrının cefasını dişlerini fırçalamayan Şükrü çekecekti. Şükrü bir gün evlerinin yakınındaki arsada oynarken dişi yine ağrımaya başladı. Arkadaşlarından izin alan Şükrü oyunu bıraktı ve bir eliyle çenesini tutarak evine doğru yürümeye başladı. Attığı her adımda ağrının giderek fazlalaşması ve dayanılmaz duruma gelmesi sonucu, kendini çok sıkmasına karşın, Şükrü ağlamasına engel olamıyordu.


Karşıdan gelmekte olan genç bir adam, Şükrü’nün ağladığını görünce durdu ve ona neden ağladığını sordu. Şükrü dişinin çok ağrıdığını, günlerdir bu ağrıların kendisine rahat ve huzur vermediğini, ağrılar yüzünden geceleri uyuyamadığını, ağrıların bazen kendiliğinden yok olduğunu fakat birdenbire tekrar başladığını ağlayarak anlattı. Genç adam, çocuğun bu derece acılar içinde kıvranmasına göz yummadı. Şükrü’nün elinden tutarak onu en yakın dükkâna götürdü ve bir diş macunu ile bir diş fırçası aldı. Dükkanın önündeki çeşmede Şükrü’nün dişlerini fırçalamasına yardımcı olan genç adam, Şükrü’nün  dişinin ağrısının geçtiğini söylemesi üzerine:

“ İşte Şükrü, diş fırçalamanın ne kadar yararlı olduğunu kendi gözlerinle gördün. Çikolata, şeker ve yenen her şeyden sonra ağızda dişler arasında kalan artıklar, kırıntılar kısa zamanda kimyasal değişime uğrayarak aside dönüşür. Bu asit içinde pek çok türden mikrop bulunur. Bu mikroplar, diş minelerine büyük zarar verir, onları yavaş yavaş oymaya başlar. Eğer biz dişlerimizin çürümemesini, ağrımamasını istiyorsak yemek yedikten sonra dişlerimizi fırçalamalıyız “  diyerek Şükrü’yü  evinin önüne kadar getirdi.

“ Sakın unutma Şükrü, her yemekten sonra dişlerini fırçala. Şimdi sana iyi günler dilerim. “  Bunun üzerine Şükrü, sevinçle:  “ Çok teşekkür ederim, Serdar Abi.  Bundan sonra dişlerimi devamlı olarak fırçalayacağım. Size de iyi günler “  diyerek evine gitti.

Yazan: Serdar Yıldırım



                                                 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!