
Kitabın künyesi
Bir Yaşama Biçimi Edebiyat
Bekir Oğuzbaşaran
Romantik Kitap / Edebiyat Dizisi
Türkçe
176 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm
ISBN : 9786054336043
2010
Sanat Yönetmeni : Ömer Tekiner
Kapak : Harun Yıldız
Genel Yayın Yönetmeni : İsmail Çalışkan
Kitap hakkında
Yazmak; dil tarlasını kalemle sürmektir.
Yazmak; sürülmüş toprağa düşünce tohumu ekmektir.
Yazmak; düşünce ve duygu fideleri yeşertmektir.
Yazmak; beynin ve kalbin ürünlerini zamanı gelince biçmektir.
Yazmak; bir düşünme biçimidir.
Yazmak; düşünceleri üretmek ve onları biçimlendirmektir.
Yazmak; okunmaya değer şeyler üretmektir.
Yazmak; uygarlık ormanında kendine ait bir ağaç yetiştirmektir.
Yazmak; duygu ve düşünceleri istif etmektir.
Yazmak; içi dışa dökmektir.
Yazmak; başka insanlarla iletişimin en gelişmiş aracını
bulmanın sevincini tatmaktır.
Yazmak; kaybolması muhtemel şeyleri kalıcı kılmaktır.
Yazmak; kuşaklar arasında sağlam bir köprü kurmaktır.
Yazmak; bilimi kültürü sanatı duygu düşünce ve izlenimleri yaymaktır.
Yazmak; ölümü ortadan kaldırmanın çâresini aramaktır.
Yazmak; bir hakikati araştırma yöntemidir.
Yazmak; tanıdığımız tanımadığımız bütün insanlarla mektuplaşmaktır.
Yazmak; içimizde yazılı olan şeyleri okumaktır.
Yazmak; okumak ve düşünmekle birlikte insan olmanın en önemli hasletlerinden biridir.
Yazmak; zihindeki ve gönüldeki birikimleri billûrlaştırmaktır.
Yazmak; uçurum kenarlarında sağlam bir dal bulmaktır.
Yazmak; yokluk kuyusunun içine sarkıtılmış sağlam bir tutamaktır.
Yazmak; kendinle çevreyle dünyayla hayatla ölümle hesaplaşmaktır.
Yazmak; kendi özünün bilincine ulaşmaktır.
Yazmak; dünyayı yeni baştan kurmaktır.
Yazmak; Ali Baba ve Kırk Harâmîler'in peşine takılmaktır.
Yazmak; Kârûn'un hazinelerinin izini sürmek şifresini çözmeye çalışmaktır.
Yazmak; fikir denizlerine dalmak hayâl semâlarında dolaşmaktır.
Yazmak; gece ve gündüzün yudum yudum tadını çıkarmaktır.
Yazmak; dil içinde yeni bir dil oluşturmaktır.
Yazmak; rahatlamak rûhen sağlıklı olmaktır.
Yazmak; anâsır-ı erbaa'nın hepsinden hakkıyla pay almaktır.
Yazmak; harflerden şatolar kurmaktır.
Yazmak; zamanı üç boyutuyla birlikte yaşamaktır.
Yazmak; iyinin doğrunun güzelin peşinden koşmaktır.
Yazmak; insan aklının büyük buluşlarından birini istediğin zaman emrine âmâde kılmaktır.
Yazmak; kişisel tarihini başlatmaktır.
Yazmak; varlık âlemine kalıbını basmaktır.
Yazmak; zamana mekâna ve insana mührünü vurmaktır.
Yazmak; yaratılmışla ve Yaratan'la dost olmaktır.
Yazmak; yaşamaktır; yaşadığının farkında olmaktır.
Yazmak; mekânın ortasına zamanın heykelini yapmaktır...
(Arka kapaktan)

Kitabın künyesi
Hikayeden Taşan Sözler
Ümit Fehmi Sorgunlu
· Romantik Kitap
· Basım Tarihi : 02 - 2010
· ISBN : 9786054336036
· Sayfa Sayısı : 136
Kitap hakkında
Televizyon ilk bakışta teknolojinin bize sunduğu bir nimet gibi gözükse de ne yazık ki birçok TV şirketinin programlarına baktığımız zaman bunun hiç de öyle olmadığını göreceğiz. Konuya teknolojik olarak bakıldığı zaman beyaz camlı akıllı kutunun pek bir suçu yok gibi. Zira birçok teknolojik üründe olduğu gibi ona neyi programlamışsan onu yapar. Sonra kumanda edenin emrinde sadık bir teknolojik üründür. Hem dünyanın bir ucunu zaman mefhumunu ortadan kaldırarak anında göz zevkimize sunma gibi marifetleri de mevcut.
İşte bu yüzden kültürümüzle yakından alakalı ve önemi de yaptığı işlev kadar büyüktür. Evlerimizin başköşesinde yerini alan televizyon eğer kendi millî kültürümüzü koruyor ve yaşatıyorsa ondan yakınmak söz konusu olamaz. Ancak bugünkü hâliyle televizyonlarımız kendi kültürümüzü korumak şöyle dursun onu erozyona uğratan başlıca unsurlardan biri durumundadır.
Bugün birçok TV şirketinin programları bizden ve bizim kültürümüzden o kadar uzak ki neye ve kime hizmet ettiklerini çözmek bile bir mesele… Tarih şuuru din dil ve millî birlikten uzak programlarla aile yapımızı kökten sarsıcı bize her gün zehir pompalayan televizyonlarımız onu kumanda edenin elinden çoktan çıkmıştır.
Bütün bu saydıklarım ve saymadıklarımla ülkemizde kültür ve sanat alanında erozyon sınırlarını bile aşarak maalesef iş yozlaşma boyutlarına kadar ulaşmıştır. Bütün bunlara rağmen zaman zaman maneviyatımızı yükselten programlara da rastlamak içimize su serpiyor diyebilirim
(Arka kapak)

Koyunlar, çağdaş egemenlerin bıçağına boğazlanmak için özgürce yatsın Hazin yanık bir sesle inlesin. Ağıldan, ahıra.. mezbahaya yitsin silinsin.
Uşak çıngırağı, zangoç çanları çalsın. Efendiler toplansın. Kurbanlıkların, adakların kanları kadehlere doldurulsun. Deriler yüzülsün, kafalar ütülsün.
Beyin salataları, kavurmalar Avrupaî sofraları süslesin. Boynuzlardan koleksiyon yapılsın. Yağlı kuyruklarla o biçim eğlenilsin. Kellelerle gönül gezdirilsin.
Yağız koçlar siyasî, zilli masalarda dans etsin; er göğüslerine euro takılsın; müzik hızlansın, geriler nazikâne yiğitçe sallansın.
Vazifeşinas tıkır keçiler, kasap kapılarında oynak: Ben ayrılmam diye ayak diresin.
Devrandan; isimsiz kesimlik boynu bükük sürüler geçsin gitsin
Gözü bağlanmış, bir kara kuzu daha dünyaya gelsin.
Yeryüzü tacirleri hunharca sevinsin. Birileri doymazca biraz daha kan emsin.
Mürebbiye Angel/Engel; bebeklerin kulağına aynı bildik ninniyi söylesin:
Me meee! Meee.. M(ee) kuzum m(eeee)!