Şubat 11, 2012, 05:46:56 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hicret Şiirleri  (Okunma Sayısı 263 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Vedat Ali Tok
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 63


« : Ocak 11, 2008, 19:02:07 ÖS »

HİCRET I
            Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu (1929-1992)

Bir korku, bir telâş, bir zifirî gam
Kureyş beldesine indiği akşam
Küfrün en kudurgan, en bed vaktidir.

Delirir korkunun uykusuzluğu,
Kavurur geceyi kan susuzluğu…
Şirkin nübüvvete savlet vaktidir.

Mukaddes yataktan Murtazâ kükrer!
Ağızlar bir karış, el-ayak titrer…
Bir an, yomsuzluğun hayret vaktidir.

Mekke sayıklarken bâtıl uykuda
En yüce dağların göbeği suda
Risâlet deryasının med vaktidir.

Kaç gün doğup battı, kaç ay dolundu…
Zaman gelip çattı ve emrolundu;
Kuvveden fiile hicret vaktidir…

Has güller açarken çağın bağrında
İlâhi tecellî dağın bağrında
Yâr’la Yâr-ı Gâr’ın sohbet vaktidir.

Bir hadsiz sevincin Medine’sinden
Yükselen Allahüekber sesinden
Belli ki tevhidin kudret vaktidir.

Binlerce göz yolda gün, gece, şafak…
Bayraklar… bayraklar…yeşil, kızıl, ak…
Belli ki İslâm’ın devlet vaktidir.

Buyurdu sahibi göklerin, yerin!
Size gönderdiğim son Peygamberin
Bugün âlemlere rahmet vaktidir.



HİCRET II
Bir oymak meyledip zillete, züle
Bülbül olamadı açılan güle…
Gül, etek toplayıp süzüldü çöle
Ve gitti Şuûr.

Artık ne el-Emîn var sokaklarda,
Ne yâr var, ne Yâr-ı Gâr…sokaklarda.
Baş başa; karanlık, dar sokaklarda
Haset ve gurur.

Bakışlar kin dolu, bakılan çirkin,
Yüzlerde izi var imanı terkin,
Habâsetle büyümektedir şirk’in
Beynindeki ur.

Mekke kıvranırken içinde ye’sin
Medine zevkinde ilâhi sesin…
Yeryüzü Fâtiha, gökyüzü Yâ-Sîn,
Ay Sûre-i  Nûr.

Bir ufku kaplarken koyu melâmet
Bir ufukta her an, hayra alâmet;
Bu ne ki daha bu küçük kıyamet…
Bu birinci sûr!


HİCRET MEYVELİ ÇINARDI
        Muhsin İlyas Subaşı
Kubâ’da sessiz bekleyiş,
Mağarada sabır vardı.
Güvercine kapıda iş,
Sürekâ’ya iz kumardı.

Ali, yatağın talibi,
Resûl yılanın gâlibi,
Örümcek çözdü sâlibi,
Yolculuk vecdi pınardı.

Medine yıkandı nurla,
Vuslat bitmişti huzurla,
Açıldı cephe onurla;
Hicret, meyveli çınardı… 



HİCRET DUYGULARI
Yahya Akengin 

-1-
Yürü diye buyurdu Sana Rabbim
Dileseydin yol kalkardı aradan,
Saraylar yükselirdi yılanlı mağaralardan

Yolun başında Hicret;
Zehri şifa ile barıştıran dağın,
Oyuğunda iki damla gözyaşı,
Biri iman biri mihnet

Dünyaca nice müjdelere karşı,
Dedin ki ben hüznün peygamberiyim.
Ömründe arasın diye mânâsını kâinat,
Rabbim hem çile verdi Sana Efendim
Hem cümle varlığı saran şefkat.

Çöllerin yeşile büründüğünü görmek için,
Sana döner bakışları Medine’nin
Asırlık gecelerin şafağına doğru,
Kasırgalar sarar fânusunu her kandilin.

Örümcekler bile duyar dâvetini Hakkın
Mecalsiz koyunların coşar damarları
Rahmet çöle hem uzak hem yakın;
Kilit yapar kalbine kimi inkârı,
Kiminde müjdelenir İslâm’ın orduları.

   -2-
Ben de o yollara gönlümü,
Uğurlamışım günahlarla tanışmadan
Bazan rengini bazan kokusunu,
Unuttuğumuz bir güldür şimdi Hicret,
Sarsın yeniden Efendim cihan ufkunu,
Dervişsiz dağları gün aşmadan.

Yazılsın cümle kapılara yeni baştan;
Buhran, insanlığın Allah’tan uzak hâlidir.
Yeryüzünde tedirgin ruhumu arıtan
Efendimin Allah’a uzanmış elidir.

Terk edilen şehre dönüş nedir bildim,
Bileli gurbet saydım ömrümü
Yollarda kesilirmiş yolların kördüğümü.
Hicret aynasında göründüm de ezildim;
Yol yaralı, inan yaralı,
Gönülde tutulan defter karalı.

   -3-
Durmaz değişir zamanlar ve mekânlar
Döner dolaşır toprağa varır yolların sonu
Sıtmalı beden gibi Kâbesiz canlar;
Görmezler bütün ihtirasların bir gün,
Bir rüzgâra teslim olduğunu.

Biraz gülüşlü biraz gözyaşlı düğün;
Olsa gerek tek tek ömürler
Bir başka hicretin gelip çattığı gün;
Ya dosta ya hicrana açılan,
Kapılardan geçeceğiz dilimizde,
Ya gül destesi Kur’ân
Ya pişman ve perişan.

Duyup söyler asi kulun Yahya
Güzeldir gözümde elbet,
Şanla, şerefle, imanla yaşanan dünya
Huzuru besler düşündükçe ahiret.

Rabbim sana uzanan elim,
Titriyorsa da günah yükünden,
Ümit kesip indirecek değilim
Acılar kervanında nöbetim var,
Dikenlerden güllere hicretim var.
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!