Vedat Ali Tok
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 61
|
 |
« : Nisan 28, 2008, 22:45:04 ÖS » |
|
Mehmet Nuri Parmaksız, şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın Altındağ Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün ilçenin kültür sanat ve edebiyat hayatına katkıda bulunmak üzere “Altındağ’da Kültür Sanat ve Edebiyat Söyleşileri” başlığıyla düzenlendiği söyleşilerin üçüncüsü 26 Nisan Cumartesi günü Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Alanlarında saygın isimleri, kültür sanat ve edebiyat meraklılarıyla buluşturan söyleşilerin bu haftaki konukları Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın ile şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler oldu. “Türk Dilinin Önemi ve Dilimizdeki Kirlenme” konulu söyleşiye başkentli edebiyatseverler ve dil dostları büyük ilgi gösterdi. Altındağ Belediye Başkan Yardımcısı Yunus Keleş ve belediye meclis üyelerinin de ilgiyle izlediği söyleşiyi üniversite öğrencileriyle başkentli edebiyatseverler de büyük bir ilgiyle takip etti. Mehmet Nuri Parmaksız’ın sunduğu program öncesinde Altındağ Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu Şefi İlkim Eylül İlk mini bir konser verdi. “Dil milletlerin hayatında bir şahdamarıdır”
Türkçe’nin önemine vurgu yapılan söyleşide ilk olarak Yavuz Bülent Bakiler söz aldı. Dilin, milletlerin hayatında şah damarı görevi gördüğünü kaydeden Bakiler, “Bugünlerde dilimize sahip çıkmıyoruz. Oysa unutulmamalı ki, tarih üzerinde pek çok devlet siyasi bağımsızlıklarını kaybettikleri halde, sırf dillerini korudukları için aradan yıllar ve hatta asırlar geçmesine rağmen yeniden birlik olabilmiş, devlet kurabilmişlerdir. Oysa tarihte hiçbir devlet yoktur ki, lisanı kaybolduktan sonra kendi yaşamaya devam etsin. İşte bu yüzden dil önemlidir” dedi. Bakiler, “Anadolu’da hür ve bağımsız yaşamak istiyorsak, dilimizin tüm zenginlikleriyle varlığını sürdürmesine izin vermeli, bunun için mücadele etmeliyiz” diye konuştu. Türk dilinin dünyada en fazla konuşulan beşinci dil olduğunu kaydeden Bakiler, “Ancak dili güçlendirmenin, onu korumanın en önemli yolu onu kullanmaktır. Okumuyoruz, dilimizin zenginliği olan sözcük varlığımızı kullanmıyoruz. Avrupa’da ders kitapları 71 bin kelime ile yazılırken bizde en fazla 6 bin kelime ile yazılıyor. Çocuklarımız ise bu altı bin kelimenin yüzde 10’u ile konuşuyor. Namık Kemal zekayı, “Çok kelime bilmek, bu kelimeleri doğru ve uygun kullanmak” olarak açıklar. Buna katılıyorum, zekamızı ve üreticiliğimizi artırmak istiyorsak kelime dağarcığımızı geliştirmeliyiz. Çünkü ne kadar fazla kelime ile konuşursak ufkumuz o kadar genişler” dedi. “Dilde birliğin önemi Meclis-i Mebusan’da anlaşıldı” Bireylerin ve dolayısıyla toplumların gelişiminde dilin büyük önemi olduğunu kaydeden Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın da “Ancak dilde de birliktelik önemli. Bunu ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Meclis-i Mebusan’ın açılışında anladık” dedi. Meclis’in açılışıyla birlikte imparatorluğun dört bir yanından gelen temsilcilerin eşitli lehçe, ağız ve diyalektlerle hatta değişik dillerde konuştuğunu kaydeden Akalın “Tüm mebuslar kendi dillerini ve diyalektlerini konuşunca Meclis katipleri görüşmeleri kayıtlara geçirmekte zorlandılar. O dönemde tüm bu diyalektleri bilen bir kişi vardı; Ahmet Mithat Efendi. Böylece Ahmet Mithat Efendi, tıpkı bir çevirmen gibi mebusların sözlerini katiplere aktarmaya başladı. Ancak bir gün Ahmet Mithat Efendi yoğunluktan bayıldı ve o gün Meclis tatil edildi. Buradan dilde birliğin ne kadar önemli olduğunu anlıyoruz” dedi. Türk Dil Kurumu’nun 12 Temmuz 1932 günü, Atatürk’ün isteği üzerine Türk Dili üzerine araştırmalar yapmak ve dilin doğru öğretilmesini sağlamak üzere kurulduğunu kaydeden Akalın, “Kurumumuz o günden bu yana yayınladığı yüzlerce eserle dilimizin doğru kullanılması ve öğretilmesi için çalışmaktadır” dedi. Yaklaşık iki buçuk saat süren söyleşide Bakiler ve Akalın izleyicilerin sorularını da yanıtladılar. Program sonunda Altındağ Belediye Başkan Yardımcısı Yunus Keleş her iki konuğa da günü anısına birer armağan takdim etti. Söyleşinin ardından kalabalık bir grup izleyici beraberlerinde getirdikleri kitaplarını Yavuz Bülent Bakiler’e imzalattılar ve yazarla sohbet ettiler. Bir sonraki konuk Bekir Sıtkı Erdoğan Öte yandan “Altındağ’da Kültür Sanat ve Edebiyat Söyleşileri”nin bir sonraki konuğu şair Bekir Sıtkı Erdoğan olacak. 3 Mayıs Cumartesi günü saat 14:00’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan söyleşinin konusu ise “Günümüz Şiir ve Geleneği Yorumlama.”
|