muallimayhanbingöl
TÜRKÇESİ.NET
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 34
|
 |
« : Eylül 09, 2008, 00:32:44 ÖÖ » |
|
Kapandı, dört büklüm oldu, eğildi iskeleti; Secdeye kapanınca düştü başından kasketi. Oturdu, okudu; selam verince sağa sola, Etrafa bakındı, gözü takıldı; uzak bir yola, Kalktı, kamet gitirdi; sıvazladı ak sakalı, Kuzulara gelen uzaktan gördü aç çakalı. Aldı ele dededen kalma eski çifte kırmayı, "Kardeş her canlı" dedi, düşünmedi vurmayı. Boşluğa sıktı bir el, yankıyla oldu bir çok ses, Çakal hızla korktu, kuzularda korkulu nefes. Tamamladı, bitirdi; namazı şükür diyerek, Rengi solmuş eski kasketi başına giyerek, Yalvardıkça yaklaştı, geldi gözüne cennet, Allah'tan başka kimseye etmedi, etmez minnet. Yavaştan yavaş düşmeye başladı patikadan, "Saate baktı varırız" dedi, beş dakikadan Odun kömürün kaynattığı sütten aldı bir tas, Kuru ekmeği bandıra bandıra yedi, aldı haz "Çok şükür" dedi, yırtık gömleğin iki yakası, Şu dünyanın her şeye değer bir dakikası. Açtı, radyodan dinledi dikkatlice ajansı, Pek de anlamadı, faiz, borsa karıştı kafası, "Son gelişme" dedi, çatışmada iki er şehit, Gözlerinden yaşlar döküldü Allah şahit. Gitti, çıkardı asırlık al bayrağı sandıktan, Bir bebeği çıkarır gibi sardığı kundaktan. Öptü öptü, sarıldı, sarmaldı koydu yerine, Gözleri bir noktaya daldı derinden derine. "Tüketecek" dedi, soyumuzu soysuz kafirler, Ağzından dökülüverdi sevmediği küfürler. Yatsı namazına doğru yürüyünce camiye, Yolcuyuz dünyada benzeriz yürüyen gemiye. Kendi kendine söylendi: "Allah bir bilir" dedi. Ona varmak için bir gün daha hayattan yedi.
Muallim Ayhan Bingöl
|