Şubat 08, 2012, 01:00:45 ÖÖ *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BABALAR  (Okunma Sayısı 342 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
yalnızkurt
TÜRKÇESİ.NET
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17



« : Kasım 25, 2008, 23:41:03 ÖS »


Babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur. Bu harika.

İnsan babası ölünce büyüyor çünkü. Yalnız başına kalıyorsunuz o zaman artık.

Çocukken her şeyi bilen, herkesten güçlü olan babamız biz büyüdükçe küçülüyor.

Zamanını tamamlamış ve geçmişte kalmış bir yaşlı olarak kendi köşesinden bize bakıyor. Uzakta olsa da, bize dokunamasa da...

Usandıracak kadar ayrıntılı sorularla hayatı öğrendiğimiz, her şeyi bilen babamızın sorularıysa biz büyüdükçe artık bize sıkıcı gelmeye başlıyor.
Müdahale etmese, soru sormasa ne iyi olur dediğimiz zamanlar çok oluyor artık. Biz ondan daha iyi biliyoruz ya her şeyi. Zaman artık onun zamanı değil ya... Teknoloji gelişti ya... Her şey değişti ya...


Oysa ne zaman ki babanızı kaybediyorsunuz, işte o zaman gerçekten büyüyorsunuz. Çünkü çınarın gölgesi yok artık üzerinizde. Sizi fark etmediğiniz halde yağmurdan, güneşten koruyormuş meğer o gölge.

Siz de aile kuruyorsunuz, baba oluyorsunuz, sizinde gölge yaptığınız ve koruduğunuz birileri oluyor ama o gölgeyi çok arıyorsunuz.

Babanız öldüğünde büyüyorsunuz.
Artık soru soracağınız, öğreneceğiniz, azarını duyacağınız, takdirini alacağınız, akşam eve dönerken yolunu gözleyeceğiniz, korkacağınız bir babanız yoksa büyüyorsunuz.
Yarınınızdan sorumlu tuttuğunuz, her istediğinizi almak zorunda olan o kişi yoksa artık...

Hep sessiz ağlayan, suskun seven, en zor dönemde bile yıkılmaz görünen, sırtınızı dayadığınız çınar ağacınız yoksa artık...
Büyüyorsunuz o zaman işte.

Savaşın ortasında komutansız kalmaktır, babasız kalmak.

Kaç yaşınızda olursanız olun babanız yaşıyorsa hala çocuksunuzdur.

*(babamız yaşıyorsa kıymetini bilmeye, vefat etmişse bir Fatiha okumaya
vesile olur düşüncesiyle)
Logged
Orhan GÜNDOĞDU
TÜRKÇESİ.NET
*
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 34


« Yanıtla #1 : Aralık 14, 2008, 11:52:40 ÖÖ »

bir şubat sabahı puslu bir hava
buğulu gözlerle hoca geldi sınıfa
baban hastaymış dedi hıçkıra hıçkıra
seni istiyormuş hemen gitsene yanına
anladım anladım babamın babamın öldüğünü
gözümün önüne geldi yoklukla geçen onca günü
acelece hazırlanıp eş çocuk geldik bir araya
eski olan anılarla bindik eski bir arabaya
araba zıkladıkça tozlu köy yollarında
çileli günleri geldi babamın çocukluk yıllarımda
kimi zaman çoban kimi zaman ekin bekçisi
milyonlarca insan gibi ülkemin emekçisi
kulağımda yankılandı çaresiz sessizçe sesi
sonunda sonlanmıştı sonsuz hayat çilesi
sonunda sona erdi saatler süren yolculuk
evimizin önünde mahşer yaşlı genç çoluk çocuk
isli kara kazan kaynatıyordu beyaz köpüklü suları
bilmeyenler soruyordu nerede kaldı çocukları
babam küçük odada ayak parmakları bağlanmış
üstü çarşaf örtülü bu nasıl bu nasıl hastalanmış
açtım ellerim titreyerek üstündeki çarşafı
keşke demeseydim yıllarca başımı ağrıtacak o lafı
eğildim kulağına beni duyuyormuş gibi
görürsen selam söyle insanlık abidesi habibi
yıkadık son suyuyla kefenledik babamı
namazı kılındı önde babam arkada ağlayanları
koyduk mezarına üstüne toprak atıldı
gökyüzünün ışığı babama kapatıldı
toplandı konu komşu günlerce evimizde
teselli eden çok lakin ateş var çiğerimizde
komşular akrabalar kardeşler ağladılar anamla bir hafta on gün
dedeme oğul bizlere baba bir ağaç dikmişti bahçeye son gün

ben babama ağlayamadığım için ağlayamadım
babamın kıymetini babasız günlerimde baba iken anladım
babanız yaşıyorsa lütfen o sizi anlamasada siz onu anlayın
çöpe atın gölge sorunları babanızı sımsıkı doya doya kucaklayın

orhan gündoğdu
 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!